Dervişin biri cömert bir insanın evine misafir oldu.İlim ve tasavvuf ehli kişiler toplanmıştı.Söz sırası gelen ya manâsı derin bir hikâye anlatıyor veya ibretli bir fıkra söylüyordu.
Derviş uzun ve yorucu bir yolculuktan gelmişti.Aç ve yorgundu.Topluluktan biri, "Siz de konuşsanız, ilim ve görgünüzden yararlansak"dedi.
"Benim"dedi Derviş,"sizin gibi erdemim ve ilmim yok.Dağarcığım boş.Sadece bir kaç dize var aklımda, onu söyleyebilirim."
Mecliste bulunan herkes heveslendi.
"Lezzetli yemeklerden oluşan, zengin sofranın karşısında aç biîlaç durumda bulunan kendimi, kadınlar hamamının karşısında pinekleyen bekâr bir adama benzetiyorum"dedi Derviş.
Gülüştüler.
Beğenmişlerdi Derviş'in dizelerini.
Hemen sofra açtılar.
Ev sahibi,
"Biraz bekleyin sultanım"dedi Dervişe,"aşçı köfte kızartıyor."
Yorgun bakışlarla ve açlıktan süzgün gözlerle baktı Derviş:
"Varsın köfte olmasın sofrada"dedi."yol yorgunluğundan köfte gibi olmuş birine,katıksız ekmek köfteden daha lezzetlidir."
Şeyh Sadî-i Şirazî/GÜLİSTAN
1 yorum:
görüntüsü ne kadar hos.bu güne kadar hic kabak tatlisi yapmadim.ama bunu mutlaka denemeyi düsünüyorum.ayrica böregin görüntüsü de bir harika.cok güzel bir sayfa acmissiniz.hanimlarin islerini kolaylastiracagina eminim.sizi tebrik ederim.devamini bekliyorum.A.E.O.unuz.selamlar.
Yorum Gönder